Sanat (art)

Damlalıklarla transfer çalışması yaptık. Renkleri boşluklara doldurdu sonrada renkelrin karışımını gözledi. Maviyle yeşil, sarıyla kırmızı derken yeni renkler yaratmanın heyecanını yaşadı…..

Sonrada peçeteleri üzerine koyarak renkli peçeteler yarattık….

Çocuk olmak ne güzel…. Bazen keşke bende böyle şeyleri keşfetmenin tadına varabilsem diyorum.  BU yüzden ebru kursuna gitmeye ve o keyfi 33 yaşımdada olsa tatmaya karar verdim. Beni destekleyin arkadaşlar. Bu sıralar böyle uğraşlara çok ihtiyacım varrrrrr.

Kutuplar(Pole)

Kutupları evimize taşıdık.  Kutup ayısı, penguen, kurt, fok, deniz aslanı, eskimolar…. evimize misafir geldi. Çok eğlendi çookkkk. Ellerini hissedemediği anlarda biraz ısıttık gene devam etti. Taki buzlar eriyene kadar. Tavsiye ederim mutlaka ama mutlaka evinizde bir kutup denemesi yapın.

Craft: Rus bebekleri(Russian Babies)

Uzun zamandir yazmiyorum. İçimden nedense yazmak gelmedi. Bu bloglar kapandigindan beri olsa gerek. Sanki takipteki tüm dostalrımı kaybettim gibi geliyor.Bizi takip eden varsa ses verebilirmisiniz?

Bu bebekleri bir web sayfasindan bulmustum. Kaynak gösteremediğim için üzgünüm. Ama kesme ve yapistirma isinin disinda büyüklüklerine göre sıralama içiçe koyma gibi çok farklı aktivitelerde bulunduk.

Merhabalar (Bloguma dokunuldu)

Ne yazıkki bütün çabalara rağmen blogum kapandı. Umarım dün blogspottaki adresimde duyurduğum üzere yeni adresime ulaşmışsınızdır.

Fakat anlamadığım bir şey neden böyle bir karar alınıyorda sadece link verenlere cezası kesilmiyor. Birkaç kendini bilmez yüzünden kabak bize patladı. İzleyenler nasıl ulaşacak buraya halen anlamadım. Ama olsun ben gene yazıcam ve ulaştığı kadar kişiye ulaşır en azından babamıza ulaşır 🙂

Görüşmek üzere

Bloguma dokunma

Diğer bloglarda bu cümleyi görünce korkmadım değil. Sanırım sırayla kapatılıyormuş bloglar. Bu kadar emeğin boşa gitmeside cabası. Kİm kapatır neden kapatır halen anlamadım bir şehirin kasabasında karantina uygulanacağında bütün ülkede karantinamı uygulanıyor? Komik…

Melis’in Kitaplığı

Blogların bir çoğunda çocuklarının kitaplarından derledikleri resimleri ve içerikleri okuyorum. Bu kadar detaya giremem sanırım. Ama kitaplığımızı fotoğraflayabilirim diye düşündüm. Melis 20 günlükken başladım kitap okumaya. Gülmeyin gerçekten:) Bakıcımız vardı 6 aylıken mecburen Melis’i ona bırakmıştım. Her defasında onu gün içinde kitap okumasını söylemiştim. Onu kovduğum günden bir gün önce ses kaydı yapmıştım. Arkadaşına çocuğa kitap okuduğunu ama çocuğun ilgilenmediğini sağa sola baktığını profesör sanki edalarıyla beni anlattığını hatırlıyorum. Bende doğal olarak kovmuştum. Çünkü ona göre televizyon izletmek daha kolay bir seçenekti. Bakıcılar zaten televizyon bakıcı olarak bakıyorlar çocuklara. Bazen duyordum annelerden. Bizim bakıcımız çok iyi. Veya şunun bakıcısı varya ütü yapıyor, evi temizliyor bir kapta yemek yapıyor… Vay be ne anneymiş derdim. Ben hep aman ilgilen kitap oku, parmak boyası yaptır, oyuncaklarını dönüşümlü olarak ver dediğimi hatırlıyorum. Üstelikte ilk başladığında tek istediğimin yangın bile çıksa evde arkanı dönmeden çocuğu al kaç olduğunu hatırlıyorum.

Rahmetli babam kitap okumayı çok severdi. Melis’e kitaplar okurdu. Bana kızımı böylesine bir kitap kurdu yapmamdan çok hoşlandığını söylerdi. İşte böyle böyle kitaplarımız biriktide birikti. Dönüşümlü olarak konumuza göre kitaplarımızı okuyoruz. Dönem dönem favorilerimiz değişiyor. Ama mutluyuz çünkü kitaplardan çok şey öğreniyoruz. Şu sıralar favorilerimiz ise Tübitak kitaplığı üstelik 7-8 yaş olanlar…

Buda kitaplığımızdan bir görünüm.